Sedasyon, damardan verilen ilaçlarla hastanın bilinç düzeyinin kontrollü biçimde azaltılması ve kaygısının giderilmesidir. Genel anesteziden ayrılan yanı, hastanın kendi solunumunu sürdürmesi ve çoğu zaman sözlü uyaranlara yanıt verebilmesidir. Endoskopi, kolonoskopi, anjiyografi ve görüntüleme işlemlerinde sıklıkla uygulanır.
Sedasyonun tek bir düzeyi yoktur. Hafif bir gevşemeden, uyaranlara yanıtın belirgin biçimde azaldığı derin düzeye kadar uzanan bir aralıktan söz edilir. Uygulamanın özü, işlem için gereken düzeyin belirlenmesi ve bu düzeyin korunmasıdır.
Sedasyon Düzeyleri
Hafif düzeyde hasta sözlü uyarana normal biçimde yanıt verir. Solunum ve dolaşım etkilenmez, kaygı azalır. Kısa ve az ağrılı işlemlerde yeterli olabilir.
Orta düzeyde yanıt için sözlü uyaranın yanına hafif dokunma eklenmesi gerekebilir. Hasta uykuya benzer bir durumdadır, solunumu kendi sürdürür. Endoskopik işlemlerin çoğunda bu düzey hedeflenir.
Derin düzeyde hasta yalnızca yinelenen ya da ağrılı uyarana yanıt verir. Solunumun desteklenmesi gerekebilir. Bu düzeyde çalışılıyorsa solunum yolunun yönetimi için gerekli donanımın hazır olması ve uygulamanın anestezi uzmanınca yürütülmesi beklenir.
Düzeyler arasındaki sınır kesin değildir. Aynı ilaç dozu farklı hastalarda farklı derinlik oluşturabilir; bu nedenle uygulama boyunca düzeyin izlenmesi ve ilacın buna göre ayarlanması gerekir. Anestezi Ankara uygulamalarında orta düzey hedeflenirken derin düzeye geçilebileceği öngörülerek hazırlık yapılır.
Hangi İşlemlerde Uygulanır?
Sindirim sistemi endoskopileri sedasyonun en sık kullanıldığı alandır. Mide endoskopisinde öğürme refleksinin baskılanması, kolonoskopide ise bağırsak gerilmesine bağlı rahatsızlığın azaltılması amaçlanır.
Anjiyografi ve damar içi girişimlerde hastanın hareketsiz kalması gerekir; sedasyon bu uyumu kolaylaştırır. Manyetik rezonans görüntülemede uzun süre kapalı bir alanda hareketsiz kalınması gerektiğinden, kapalı alan kaygısı bulunan kişilerde ve çocuklarda uygulanabilir.
Kemik iliği biyopsisi, bazı diş girişimleri, göz cerrahisinin bir bölümü, cilt işlemleri ve kalp ritmi düzenleyici cihaz takılması sedasyon uygulanabilen diğer girişimlerdir.
Kullanılan İlaçlar
Sedasyonda birden fazla ilaç grubu kullanılır. Kaygıyı azaltan ve unutma etkisi bulunan ilaçlar, hızlı etki gösteren ve etkisi çabuk sonlanan uyku vericiler ve ağrılı işlemlerde eklenen ağrı kesiciler bu gruplardadır.
İlaçların birlikte kullanılması, her birinin dozunun düşük tutulmasını sağlar. Ancak birleşimin solunum üzerindeki etkisi tek başına kullanıma göre daha belirgin olabilir; bu nedenle dozlar kademeli olarak verilir ve etkisi beklenir.
Bazı sedatif ilaçların etkisini geri çeviren ajanlar bulunmaktadır ve uygulama alanında hazır tutulur. Ancak bu ajanların varlığı, dikkatli doz ayarlamasının yerine geçmez.
İşlem Sırasında Neler İzlenir?
Sedasyon uygulanan hasta, genel anestezideki gibi izlenir. Kalp ritmi, kan basıncı ve kandaki oksijen doygunluğu sürekli görüntülenir. Soluk verilen havadaki karbondioksit ölçümü, solunumdaki duraklamaların erken fark edilmesini sağladığından giderek daha yaygın kullanılmaktadır.
Oksijen genellikle burun kanülü ya da maske aracılığıyla verilir. Uygulama alanında oksijen kaynağı, aspiratör, solunum yolunu açık tutan gereçler ve canlandırma ilaçları hazır bulundurulur.
Hastanın yanıt düzeyi belirli aralıklarla değerlendirilir. Bu değerlendirme, ilaç dozunun artırılıp azaltılmasına yön verir.
Hazırlık Nasıl Yapılır?
Sedasyon da bir anestezi uygulamasıdır ve öncesinde değerlendirme gerektirir. Hastanın hastalıkları, kullandığı ilaçlar, alerjileri ve önceki sedasyon deneyimleri sorgulanır. Solunum yolu muayenesi yapılır.
Aç kalma kuralı burada da geçerlidir. Sedasyon altında koruyucu refleksler zayıfladığından mide içeriğinin akciğere kaçma olasılığı bulunur. Katı gıdalar ve süt içeren içecekler için daha uzun, berrak sıvılar için daha kısa süreler belirtilir.
Kolonoskopi gibi bağırsak temizliği gerektiren işlemlerde hazırlık sırasında alınan sıvı miktarı ve oluşan kayıplar ayrıca değerlendirilir. Bu hastalarda vücut sıvı dengesinin işlem öncesinde gözden geçirilmesi gerekebilir.
Ankara Anestezi Doktorları tarafından yapılan bu hazırlık, işlemin kısa sürecek olması nedeniyle atlanabilecek bir adım olarak görülmez.
Riski Yüksek Olabilecek Durumlar
Uyku apnesi bulunan hastalarda sedasyon sırasında solunum yolunun kapanma eğilimi artabilir. Bu kişilerde daha yakın izlem gerekir ve kullandıkları cihazın getirilmesi istenebilir.
İleri yaş, aşırı kilo, ileri kalp ve akciğer hastalıkları, karaciğer yetmezliği ve düzenli sakinleştirici ya da ağrı kesici kullanımı ilaç yanıtını değiştirebilen durumlardır. Bu hastalarda dozlar daha küçük basamaklarla verilir.
Solunum yolu muayenesinde güçlük öngörülen kişilerde derin sedasyondan kaçınılabilir ya da işlem genel anestezi altında planlanabilir.
İşlem Sonrası Süreç
Sedasyon sonrasında hasta bir süre gözlem altında tutulur. Bilinç düzeyi, solunum, kan basıncı ve bulantı durumu değerlendirilir. Taburculuk için hastanın uyanık ve yönelimli olması, sıvı alabilmesi ve desteksiz yürüyebilmesi beklenir.
Kullanılan ilaçların etkisi, hasta kendini iyi hissetse bile birkaç saat devam edebilir. Bu nedenle işlem günü araç kullanılmaması, makine başında çalışılmaması, önemli belge imzalanmaması ve alkol alınmaması istenir.
Refakatçi bulundurulması bir biçimsellik değildir. Hastanın eve dönüşünde yanında birinin olması, olası bir baş dönmesi ya da uyku halinde güvenliği sağlar.
Çocuklarda ve İleri Yaşta Sedasyon
Çocuklarda sedasyon gereksinimi erişkinden daha sık doğar. Görüntüleme ve küçük girişimlerde hareketsiz kalınması beklendiğinden, işbirliği kurulamayan yaş grubunda ilaç desteği gerekebilir.
Uygulamada dozlar vücut ağırlığına göre hesaplanır. Çocukların solunum yolu erişkinden yapısal olarak farklıdır ve oksijen yedeği daha sınırlıdır; bu nedenle solunumun izlenmesi ayrıca önem taşır. Ailenin işlem öncesinde çocuğa süreci yaşına uygun biçimde anlatması, işbirliğini kolaylaştırabilir.
İleri yaştaki hastalarda ise ilaçlara verilen yanıt farklılaşır. Aynı doz daha derin bir etki oluşturabilir ve etkinin sonlanması gecikebilir. Bu grupta dozlar küçük basamaklarla verilir ve etkisi beklenerek ilerlenir. İşlem sonrası dönemde geçici bilinç bulanıklığı görülebildiğinden, tanıdık bir yakının yanında bulunması yararlı olabilir.
Sedasyon ile Lokal Anestezinin Birlikte Kullanımı
Sedasyon tek başına ağrıyı gidermez; kaygıyı azaltır ve hastanın hareketsiz kalmasını kolaylaştırır. Ağrılı bir işlem yapılacaksa uyuşturucu bir uygulamanın eklenmesi gerekir.
Bu nedenle pek çok girişimde iki yöntem birlikte kullanılır. İşlem bölgesine yapılan lokal anestezi ağrı iletimini keserken, sedasyon hastanın süreci daha rahat geçirmesini sağlar. Bu birleşim, derin sedasyona gerek kalmadan işlemin tamamlanabilmesine de olanak verebilir.
Bölgesel bloklarla birlikte kullanım da olağandır. Kol ya da bacağa yönelik bir blok uygulanan hastada hafif sedasyon eklendiğinde, hasta ameliyat süresince rahat bir uyku durumunda kalabilir.
Sık Sorulan Konular
İşlemi hatırlar mıyım? Kullanılan ilaçların bir bölümü kısa süreli bellek üzerinde etkilidir. Çoğu hasta işlemi hatırlamaz; bir bölümü ise parça parça anımsayabilir. Bunun ağrı duyulduğu anlamına gelmediği belirtilmelidir.
Sedasyon ile narkoz aynı şey midir? Halk arasında narkoz denilen uygulama genel anestezidir. Sedasyonda bilinç tümüyle ortadan kalkmaz ve solunum çoğunlukla hastanın kendi çabasıyla sürer.
Konuşabilir miyim? Hafif ve orta düzeyde sözlü uyarana yanıt verilebilir. Bu, uygulamanın izlenmesinde de kullanılan bir bulgudur.
Her endoskopide sedasyon gerekir mi? Hayır. Kısa süren bazı işlemler sedasyonsuz yapılabilir. Karar işlemin türüne ve hastanın tercihine göre birlikte verilir.
Yaygın Yanılgılar
"Sedasyon hafif bir uygulamadır, hazırlık gerektirmez" düşüncesi doğru değildir. Aç kalma kuralı, ilaç bildirimi ve refakatçi gereksinimi sedasyonda da geçerlidir.
"Uyandıktan sonra her şey normale döner" algısı da eksiktir. İlaçların etkisi kademeli olarak azalır; kendini iyi hisseden bir kişide bile dikkat ve tepki süresi bir süre etkilenmiş olabilir.
Ankara Anestezi uygulamalarında işlem öncesi bilgilendirme, bu yanılgıların giderilmesi ve hastanın süreci doğru planlaması açısından önem taşır.
Ne Zaman Başvurulmalıdır?
İşlem sonrasında geçmeyen baş dönmesi, sürekli kusma, nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da uzun süren aşırı uyku hali durumunda başvurulmalıdır. Girişimin kendisiyle ilgili olarak karın ağrısı, ateş ve kanama da bildirilmesi gereken bulgulardır.
Ankara Anestezi Doktoru tarafından taburculuk sırasında verilen yönergelerde hangi durumda nereye başvurulacağı belirtilir; bu bilginin yazılı olarak alınması yararlıdır.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Planlanan girişimsel işleminiz ve sedasyon süreci hakkında bilgi almak için bir Anestezi ve Reanimasyon uzmanına başvurmanız önerilir.